göz altı morlukları yok etmek için ne yapmalı: Göz altı morlukları genellikle yetersiz uyku uyuma, aşırı yorgunluk, stres, burun tıkanıklığı ve kronik egzema gibi nedenlerle oluşur. Kalıtımın da göz altı morluklarına etkisi büyüktür. Ayrıca yaşlandıkça deri inceldiği için göz çevresinin koyulaşmasına neden olur. Göz altı morluklarından kurtulmak için aşağıdaki tedaviler yararlıdır.
Günde en az 10 bardak su için. Gözlerinize zarar verebilecek her şeyden uzak durun. Günde en az 8 saat uyuyun.Göz çevresini uzun süre kremli bırakmayın. Kremi sürdükten 10-15 dk sonra göz çevresini kremden arındırın. Göz kapaklarınızın üzerine çiğ patates ya da salatalık dilimleri koyarak 15-20 dk boyunca uzanın. Ardından ılık su ile durulayarak, krem uygulayın. Eşit ölçülerde taze patates ve salatalık suyunu karıştırın.
Ardından bir pamuk parçasını bu suda ıslatarak 20 dk boyunca göz kapaklarınızın üzerinde bekletin. Soğuk su ile gözlerinizi yıkayın. Eşit ölçülerde limon ve domates suyunu karıştırarak günde iki kez göz altlarınıza uygulayın. Zerdeçalı ananas suyu ile karıştırarak göz altı morluklarınıza sürün. Naneyi ezerek göz çevresine uygulayın. Göz çevresine yatmadan önce badem yağıyla masaj yapın ve buna iki hafta devam edin.
Değişimi fark edeceksiniz. Toz haline getirilmiş E vitamini kapsülünü bal ve yumurta akıyla karıştırarak göz çevresine sürün. Göz çevresindeki koyuluğu azaltacaktır. Sıcak ya da soğuk bir bezi göz altlarına koyun. 10 dk sonra koyu renkli yüzeye badem yağı sürün. İşaret parmağınızın altındaki tepeye (avuç içindeki) bastırın. Burası akupunktur noktasıdır ve göz sağlığına faydalıdır.
şifalı bitkiler ve bitkilerle yapılan kürlerle hastalıklara karşı açılan yeni bir dost cephe ile tedavi gücünü artıran yöntemler ve analizler
23 Mayıs 2011 Pazartesi
aspir yağından nasıl faydalanmalı
aspir yağından nasıl faydalanmalı: Vücutta biriken fazla yağı eriterek kilo vermeyi kolaylaştırdığı gibi yağ dokusunun enerjiye ve kas dokusuna dönüşmesine de katkıda bulunur. Kolesterolü ve kan şekerini dengelemeye yardımcı olur. Müshil etkisi ile kabızlığa karşı faydalıdır. Adet kanamalarını kolaylaştırır.
Dahilen terletici, kurt düşürücü ve adet getiricidir. Bağışıklık sistemini güçlendirir. Başta prostat ve göğüs kanseri olmak üzere kansere karşı da koruyucudur. Ayrıca, kas dokusunu ve kütlesini koruyucu ve yaşlanmanın etkilerini azaltıcıdır. Mideyi kuvvetlendirir. Dinçlik verir ve cinsel isteği kamçılar. Romatizma ağrılarına karşı etkilidir.
Anti-katabolik (kas yıkımının önlenmesi) ve anti-oksidant (yaşlanma etkilerinin ve serbest radikal hasarın azaltılması) etkiye sahiptir. Kan şekerini kontrol altına almaya yardımcı olur. bütün bu faydaların etkisi sadece soğuk sıkma denilen mekanik sıkma sonucu elde edilen yağlarda görülür. rafine edilen aspir yağı edilen yağlar yüksek sıcaklıklara maruz kaldığından ve kimyasallarla işlem gördüğünden bu tür etkilerden söz edilemez.
Sadece soğuk aspir yağı böyle etkiye sahiptir. aspir yağı Kullanımı, Aspir yağını gönül rahatlığıyla bütün yemeklerinizde salatalarınızda ve kızartmalarınızda kullanabilirsiniz. dikkat edilmesi gereken nokta Kızartmalarınızı lütfen yağı çok ısıtmadan yapmaya başlayın. aspir yağını marketlerde kolaylıkla bulabilirsiniz.
Dahilen terletici, kurt düşürücü ve adet getiricidir. Bağışıklık sistemini güçlendirir. Başta prostat ve göğüs kanseri olmak üzere kansere karşı da koruyucudur. Ayrıca, kas dokusunu ve kütlesini koruyucu ve yaşlanmanın etkilerini azaltıcıdır. Mideyi kuvvetlendirir. Dinçlik verir ve cinsel isteği kamçılar. Romatizma ağrılarına karşı etkilidir.
Anti-katabolik (kas yıkımının önlenmesi) ve anti-oksidant (yaşlanma etkilerinin ve serbest radikal hasarın azaltılması) etkiye sahiptir. Kan şekerini kontrol altına almaya yardımcı olur. bütün bu faydaların etkisi sadece soğuk sıkma denilen mekanik sıkma sonucu elde edilen yağlarda görülür. rafine edilen aspir yağı edilen yağlar yüksek sıcaklıklara maruz kaldığından ve kimyasallarla işlem gördüğünden bu tür etkilerden söz edilemez.
Sadece soğuk aspir yağı böyle etkiye sahiptir. aspir yağı Kullanımı, Aspir yağını gönül rahatlığıyla bütün yemeklerinizde salatalarınızda ve kızartmalarınızda kullanabilirsiniz. dikkat edilmesi gereken nokta Kızartmalarınızı lütfen yağı çok ısıtmadan yapmaya başlayın. aspir yağını marketlerde kolaylıkla bulabilirsiniz.
havuç suyu nasıl tüketilmeli
havuç kürü neden kullanılmalı: Unutkanlığınız mı başladı. Onun taze sıkılmış havuç suyunu kür olarak uyguladığınızda, unutkanlığınızın ortadan kalktığını aynı zamanda algılama gücünüzdeki artışı gözlemleyebilirsiniz.
Tüm bunların yanında havuç kürü Erken bunama (demans), Alzheimer, Kalp krizi, Deri ve akciğer kanseri, Kronik baş ağrısına karşı da önleyicidir. Unutmayınız ki, sonradan kazanılmış hiçbir hastalık çaresiz değildir. Sonradan kazanılmış olan hastalıkların hemen hemen tamamı önlenebilir. Önlemek ve korunmak insanın kendi elindedir. Tavşanlar çok hızlı çoğalan hayvanlardır. Bu hayvanların çok hızlı çoğalmalarının arkasındaki etken kendisiyle özdeşleşen bitkidir ve bu da havuçtur. Havuç bazı hormonlarını aktive eden bir sebzedir.
Tavşanın havucu severek tükettiğini hemen herkes bilir. Ancak, havucun cinsel arzuyu tetikleyen özelliğinin olabileceğini düşünmek kimsenin aklına gelmezdi. Son birkaç yıldan bu yana yapılan araştırmalar havucun hem düşünme gücünü artırdığını hem de iktidarsızlığa karşı önleyici güç olduğunu ortaya koymaya başlamıştır.
Aynı zamanda unutkanlığa karşı muhteşem bir silah oluşturmaktadır. Unutkanlık şikâyetiniz var ise, taze sıkılmış havuç suyu kürü bu anlamda çok iyi bir yardımcıdır. Havucun içerdiği falcarinol etkin maddesinin iki önemli etkisi vardır. Tıp dili ile söylemek gerekirse, falcarinol maddesi anti-neoplastik özelliği olan etkin bir maddedir. Bu bakımdan havuç kansere karşı önleyicidir. İkincisi ise bu etkin maddenin antitümör etki göstermesidir.
Havuç Kürünü uygulamak gerekir. havucun bu özelliğinden istifade edebilmeniz için havuç kürünü yapmak gerekir. Yemeklerinizde veya salatanızda tercihli olarak kullanacağınız havuç bir beslenme şeklidir. Eğer onun tedavi veya önleyici gücünden faydalanmak istiyorsanız, mutlaka kürünü uygulamanız gerekir. Havuç, özellikle deri ve akciğer kanserine karşı mükemmel bir önleyicidir. Prostat, pankreas veya meme kanserine karşı bu önleyici gücü yok denecek azdır.
Bir bitkinin kansere karşı önleyici gücünden bahsediliyor ise, mutlaka hangi kanser türüne karşı etkili olduğu sorulmalı ve öğrenilmelidir. Havucun en çok neye yaradığını kime sorarsanız sorun, hemen gözlere iyi geldiği cevabını alırsınız. Havuç bol miktarda A vitamini içerdiğinden dolayı gözler için faydalıdır. Ancak burada bilmemiz gereken nokta A vitamininin yağda çözünen bir vitamin olmasıdır. Havuç suyunu doğrudan içtiğimiz taktirde içerdiği A vitamininden tam anlamıyla istifade edemeyiz.
İçerdiği A vitaminini büyük bir oranda vücudumuza kazandırmak istiyorsak, bu taktirde bir bardak havuç suyunun içerisine iki-üç damla sıvı yağ damlatmamız gerekir. Damlatılan bu sıvı yağ havucun içerdiği A vitamininin çok daha büyük oranda vücudumuz tarafından emilmesini sağlayacaktır. Avrupa’nın bazı şehirlerinde taze meyve suyu satan dükkânlarda havuç suyu sipariş ettiğiniz zaman, “birkaç damla sıvı yağ damlatalım mı? diye sorarlar.
havuç suyu nasıl tüketilmeli: Üç ay boyunca her gün, akşam yemeğinden iki saat sonra taze sıkılmış bir bardak havuç suyu içilir. Üç ay tamamlandıktan sonra haftada en fazla 2-3 defa yine akşam yemeklerinden iki saat sonra bir bardak havuç suyu içmeyi alışkanlık haline getirmek gerekir. Havuç suyunu içtikten sonra üzerine başka bir şey tüketmemeye özen gösterilmelidir.
Her gün akşam taze olarak hazırlanması ve fazla bekletilmeden tüketilmesi gerekir. Bu uygulama aynı zamanda akciğer, deri kanserine ve de kalp krizine karşı da bir önleyicidir. Günün kürü ile havucun bütün özelliklerinden istifade ediyorsunuz demektir. Piyasada satılan hazır havuç suları bu amaç için kullanıldığı taktirde başarı oranı yüzde 70 oranında azalabilmektedir.
Bu nedenle havuç suyunu kendiniz mutfağınızda taze olarak hazırlarsanız çok daha başarılı sonuç alırsınız. Havuç kürü, insan vücudunda bulunan OGG1 (8-OxoGuanine DNA Glycosylase) enzimini aktive etme özelliğine sahiptir. OGG1 enziminin aktivitesinin düşüklüğü, akciğer kanserinin oluşumunda oldukça etkilidir. Akciğer kanserine yakalanmış hastalarda OGG1 enziminin aktivitesinin düşük olduğu gözlenmiştir.
Yapılan klinik deneyler OGG1 enziminin aktivitesinin düşük olması durumunda, akciğer kanserine yakalanma riskinin on misli artış gösterdiğini ortaya koymuştur. Taze sıkılmış havuç suyu kürü, OGG1 enziminin aktivitesini yükselterek, bu kanser türüne karşı güçlü bir önleyici özellik göstermektedir. Bu özellik aynı zamanda keçiboynuzu (harnup) küründe de bulunmaktadır. Havuç suyu Mide yanmasına karşı etkilidir.
Havuçta bulunan alpha-phellandrene, cinnamic acid maddeleri güçlü bir laxative özelliğe sahip olduğundan, bağırsak sisteminin sağlıklı çalışmasında oldukça etkilidir. Taze sıkılmış havuç suyu bununla da kalmayıp, bağırsaklarda oluşan ve bağırsak kanserine yol açabilen nitrozamini, nötralize edebilen zararsız hale dönüştüren (antinitrosaminic) etkin maddelere sahiptir. Havuç suyunun önemli bir özelliği yemek borusu ve mide yanmasına karşı olan gücüdür.
Eğer mevsiminden dolayı veya herhangi bir nedenle havuç bulunamıyorsa, sadece ve sadece iki yudum olarak içilecek olan soğuk sütün, yemek borusu ve mide yanmasına karşı nasıl etkili olduğunu içtikten 3-4 dakika sonra hissedeceklerdir. Dikkat edilmesi gerekn nokta Şeker hastalarının havuç kürüne karşı dikkatli olmaları gerekir. Hekimlerine danışmadan kullanmamalıdırlar.
Tüm bunların yanında havuç kürü Erken bunama (demans), Alzheimer, Kalp krizi, Deri ve akciğer kanseri, Kronik baş ağrısına karşı da önleyicidir. Unutmayınız ki, sonradan kazanılmış hiçbir hastalık çaresiz değildir. Sonradan kazanılmış olan hastalıkların hemen hemen tamamı önlenebilir. Önlemek ve korunmak insanın kendi elindedir. Tavşanlar çok hızlı çoğalan hayvanlardır. Bu hayvanların çok hızlı çoğalmalarının arkasındaki etken kendisiyle özdeşleşen bitkidir ve bu da havuçtur. Havuç bazı hormonlarını aktive eden bir sebzedir.
Tavşanın havucu severek tükettiğini hemen herkes bilir. Ancak, havucun cinsel arzuyu tetikleyen özelliğinin olabileceğini düşünmek kimsenin aklına gelmezdi. Son birkaç yıldan bu yana yapılan araştırmalar havucun hem düşünme gücünü artırdığını hem de iktidarsızlığa karşı önleyici güç olduğunu ortaya koymaya başlamıştır.
Aynı zamanda unutkanlığa karşı muhteşem bir silah oluşturmaktadır. Unutkanlık şikâyetiniz var ise, taze sıkılmış havuç suyu kürü bu anlamda çok iyi bir yardımcıdır. Havucun içerdiği falcarinol etkin maddesinin iki önemli etkisi vardır. Tıp dili ile söylemek gerekirse, falcarinol maddesi anti-neoplastik özelliği olan etkin bir maddedir. Bu bakımdan havuç kansere karşı önleyicidir. İkincisi ise bu etkin maddenin antitümör etki göstermesidir.
Havuç Kürünü uygulamak gerekir. havucun bu özelliğinden istifade edebilmeniz için havuç kürünü yapmak gerekir. Yemeklerinizde veya salatanızda tercihli olarak kullanacağınız havuç bir beslenme şeklidir. Eğer onun tedavi veya önleyici gücünden faydalanmak istiyorsanız, mutlaka kürünü uygulamanız gerekir. Havuç, özellikle deri ve akciğer kanserine karşı mükemmel bir önleyicidir. Prostat, pankreas veya meme kanserine karşı bu önleyici gücü yok denecek azdır.
Bir bitkinin kansere karşı önleyici gücünden bahsediliyor ise, mutlaka hangi kanser türüne karşı etkili olduğu sorulmalı ve öğrenilmelidir. Havucun en çok neye yaradığını kime sorarsanız sorun, hemen gözlere iyi geldiği cevabını alırsınız. Havuç bol miktarda A vitamini içerdiğinden dolayı gözler için faydalıdır. Ancak burada bilmemiz gereken nokta A vitamininin yağda çözünen bir vitamin olmasıdır. Havuç suyunu doğrudan içtiğimiz taktirde içerdiği A vitamininden tam anlamıyla istifade edemeyiz.
İçerdiği A vitaminini büyük bir oranda vücudumuza kazandırmak istiyorsak, bu taktirde bir bardak havuç suyunun içerisine iki-üç damla sıvı yağ damlatmamız gerekir. Damlatılan bu sıvı yağ havucun içerdiği A vitamininin çok daha büyük oranda vücudumuz tarafından emilmesini sağlayacaktır. Avrupa’nın bazı şehirlerinde taze meyve suyu satan dükkânlarda havuç suyu sipariş ettiğiniz zaman, “birkaç damla sıvı yağ damlatalım mı? diye sorarlar.
havuç suyu nasıl tüketilmeli: Üç ay boyunca her gün, akşam yemeğinden iki saat sonra taze sıkılmış bir bardak havuç suyu içilir. Üç ay tamamlandıktan sonra haftada en fazla 2-3 defa yine akşam yemeklerinden iki saat sonra bir bardak havuç suyu içmeyi alışkanlık haline getirmek gerekir. Havuç suyunu içtikten sonra üzerine başka bir şey tüketmemeye özen gösterilmelidir.
Her gün akşam taze olarak hazırlanması ve fazla bekletilmeden tüketilmesi gerekir. Bu uygulama aynı zamanda akciğer, deri kanserine ve de kalp krizine karşı da bir önleyicidir. Günün kürü ile havucun bütün özelliklerinden istifade ediyorsunuz demektir. Piyasada satılan hazır havuç suları bu amaç için kullanıldığı taktirde başarı oranı yüzde 70 oranında azalabilmektedir.
Bu nedenle havuç suyunu kendiniz mutfağınızda taze olarak hazırlarsanız çok daha başarılı sonuç alırsınız. Havuç kürü, insan vücudunda bulunan OGG1 (8-OxoGuanine DNA Glycosylase) enzimini aktive etme özelliğine sahiptir. OGG1 enziminin aktivitesinin düşüklüğü, akciğer kanserinin oluşumunda oldukça etkilidir. Akciğer kanserine yakalanmış hastalarda OGG1 enziminin aktivitesinin düşük olduğu gözlenmiştir.
Yapılan klinik deneyler OGG1 enziminin aktivitesinin düşük olması durumunda, akciğer kanserine yakalanma riskinin on misli artış gösterdiğini ortaya koymuştur. Taze sıkılmış havuç suyu kürü, OGG1 enziminin aktivitesini yükselterek, bu kanser türüne karşı güçlü bir önleyici özellik göstermektedir. Bu özellik aynı zamanda keçiboynuzu (harnup) küründe de bulunmaktadır. Havuç suyu Mide yanmasına karşı etkilidir.
Havuçta bulunan alpha-phellandrene, cinnamic acid maddeleri güçlü bir laxative özelliğe sahip olduğundan, bağırsak sisteminin sağlıklı çalışmasında oldukça etkilidir. Taze sıkılmış havuç suyu bununla da kalmayıp, bağırsaklarda oluşan ve bağırsak kanserine yol açabilen nitrozamini, nötralize edebilen zararsız hale dönüştüren (antinitrosaminic) etkin maddelere sahiptir. Havuç suyunun önemli bir özelliği yemek borusu ve mide yanmasına karşı olan gücüdür.
Eğer mevsiminden dolayı veya herhangi bir nedenle havuç bulunamıyorsa, sadece ve sadece iki yudum olarak içilecek olan soğuk sütün, yemek borusu ve mide yanmasına karşı nasıl etkili olduğunu içtikten 3-4 dakika sonra hissedeceklerdir. Dikkat edilmesi gerekn nokta Şeker hastalarının havuç kürüne karşı dikkatli olmaları gerekir. Hekimlerine danışmadan kullanmamalıdırlar.
Ter kokusunu nasıl yok edilir
Ter kokusunu nasıl yok edilir: vücudun ısı, su ve tuz dengesini düzenleyen sağlıklı bir salgıdır. Cildi nemlendirip, vücut ısısını sabitler. Sıcak ve nemli ortamlarda hızla çoğalan bakteriler ter salgısının kötü kokmasına neden olur. Ter Kokusunu Önlemek İçin, Ter kokusuna önlemeye yönelik en önemli çözüm temizliktir. Her gün banyo yapmak. Koltuk altı bölgesinde tüyleri ağda, jilet, epilatör ya da tüy dökücü kremlerle almak.
Banyo sonrası iyi kurulanmış cilde deodorant ya da antiperspirant uygulamak kötü ter kokusuna neden olan bakterileri ortadan kaldırmaya yardımcı olacaktır. Terlemeyi azaltmak için pamuklu kumaştan üretilmiş kıyafetler ve iç çamaşırları tercih etmenizde fayda vardır. Terlediğinizi hissettiğiniz anda hemen deodorant ya da antiperspirant sıkmadan önce koltuk altınızı yıkayıp bakterilerden arındırın ve iyice kurulayın. Ter kokusunu önlemek için bitkisel bir yöntem uygulamak istiyorsanız; anti bakteriyel özelliğe sahip adaçayını tercih edebilirsiniz.
1 bardak kaynar suyun içine 2 dal adaçayı ekleyip 5 dakika demlenmesi için bekleyin. Sürenin sonunda adaçayını süzün. Bir parça pamuğu adaçayına batırıp koltuk altı, ayak, el gibi terleyen bölgelerinize sürün. Ayrıca banyoda duruluma suyuna 15 dk nane yaprakları koyarsanız vücudunuz gün boyunca temiz kokacaktır. Ayak terlemesini ve bakterilerin yol açtığı mantar oluşumunu engellemek için her gün ayaklarınızı yıkayıp, parmak araları dâhil iyice kurulayın. Bebe pudrayı ayaklarınıza masaj yaparak sürün.
Banyo sonrası iyi kurulanmış cilde deodorant ya da antiperspirant uygulamak kötü ter kokusuna neden olan bakterileri ortadan kaldırmaya yardımcı olacaktır. Terlemeyi azaltmak için pamuklu kumaştan üretilmiş kıyafetler ve iç çamaşırları tercih etmenizde fayda vardır. Terlediğinizi hissettiğiniz anda hemen deodorant ya da antiperspirant sıkmadan önce koltuk altınızı yıkayıp bakterilerden arındırın ve iyice kurulayın. Ter kokusunu önlemek için bitkisel bir yöntem uygulamak istiyorsanız; anti bakteriyel özelliğe sahip adaçayını tercih edebilirsiniz.
1 bardak kaynar suyun içine 2 dal adaçayı ekleyip 5 dakika demlenmesi için bekleyin. Sürenin sonunda adaçayını süzün. Bir parça pamuğu adaçayına batırıp koltuk altı, ayak, el gibi terleyen bölgelerinize sürün. Ayrıca banyoda duruluma suyuna 15 dk nane yaprakları koyarsanız vücudunuz gün boyunca temiz kokacaktır. Ayak terlemesini ve bakterilerin yol açtığı mantar oluşumunu engellemek için her gün ayaklarınızı yıkayıp, parmak araları dâhil iyice kurulayın. Bebe pudrayı ayaklarınıza masaj yaparak sürün.
21 Mayıs 2011 Cumartesi
Ağız kuruluğu için bitkiler nasıl kullanılmalı
Ahmet Maranki Ağız Kuruluğu için bitkisel öneriler:
Ağız Kuruluğu: Ağız kuruluğu birçok insanda gözlenebilen bir rahatsızlıktır. Bu rahatsızlık tanım olarak diş hekimliği alanında kserostomia şeklinde isimlendirilir. Ağız kuruluğu nedenleri arasında ise Ağız kuruluğunun ana nedeni tükürük salgısı ile alakalıdır. Tükürük bezleri tükürük salgılama durumunu azaltır. Bunun neticesinde de ağızda kururluk oluşur. Ağız kuruluğunun diğer nedenlerine de şöyle kısaca bir değinirsek Ağız kuruluğunun birçok nedeni olabilir.
Bu nedenlerin başında ilaç kullanımından kaynaklı ağız kuruluğundan söz edilebilir. Dikkat ettiyseniz birçok ilaç yan etki olarak ağız kuruluğu yaratmaktadır. Tükrük salgısını oluşturan tükürük bezlerinin rahatsızlanması sonucu oluşan durumlar ağız kuruluğunun oluşmasına neden olur. İnsanlar yaşlandıkça vücutlarındaki su miktarı da azalır. Haliyle tükürük salgısı da azalır bu da otomatikman ağız kuruluğuna neden olur. Hastalıklardan bazıları özellikle sinir sistemi rahatsızlıkları insanlarda ağız kuruluğuna neden olmaktadır. Bu hastalıklardan başka şeker hastalığı, diabet, hormonal rahatsızlıklar, siyogren tarzı rahatsızlıklar da ağız kuruluğuna neden olabilmektedir.
Bazı hastalıkların tedavisinde ve araştırmasında kullanılan radyoterapi ve radyoloik yaklaşımlar tükrük bezlerinde bazı sorunlara neden olabilmektedir. Bunun sonucunda ağız kuruluğu oluşmaktadır. Bazı alışkanlıklarda ağız kuruluğuna neden olur. Örneğin alkol sigara ve kafein bunların başında gelir. Ağız Kuruluğu Sonuçları arasında Ağız Kuruluğu Sonuçları yukarıda saydığımız durumların neticesi olarak ağız kuruluğu olan kişilerde bazı aktivite eksikliği ve bazı anormal durumlar oluşabilir. Bunlara kısaca değinmek gerekirse yeme içme durumlarında özellikle kuru gıdaların tüketilmesinde ağız kuruluğu aktiviteyi zorlaştırır.
Ağız kuruluğu olan insanların dillerinde özellikle bir yanma hissi ya da sızlama hissi olur. Ağız kuruluğunun bir başka etkisi kişiyi sürekli sıvı tüketmek zorunda bırakmasıdır. Su azlığı ve su ihtiyacı neticesinde dudaklarda istenmeyen yaralar oluşur. Bu yaralar derin çatlaklar ve kuruluk şeklinde kendini gösterir. Ağız kuruluğu nedeniyle konuşurken zorlanırsınız ve sürekli yutkunma hissi duyarsınız ve konuşma esnasında rahat yutkunamadığınız için enteresan durumlar da görünürsünüz. Susuzluğun yol açtığı ağız kuruluğu tat almanızda sorun yaratır ve yediğiniz ya da içtiğiniz gıdalardan yeteri kadar lezzet alamazsınız. Yaşlılarda özellikle ağızlarında protez kullananlarda sorun teşkil eder. Tüm bunların neticesinde de kötü ağız kokusu oluşur.
Tükrük salgısının bilinmeyen diğer yönü ise mikroplara karşı vücudunuzu savunması ve ağız yoluyla giren mikroplara karşı savaşmasıdır. Bu nedenle mikroplar özellikle iyi yıkanmayan sebze ve meyveler ya da kaliteli olmayan etler ya da iyi pişmemiş olanlar da bulunan bakteriler tükrük salgısı nedeniyle ağızda inanılmaz bir savunma alanıyla karşılanır. Bu salgının azalması demek savunma sisteminin giriş kapısının açık olması ve mikropların daha rahat olarak kale kapısından içeri girmesi demektir. Tükrük salgısının azalmasıyla oluşan ana hastalıklar diş ve diş eti hastalıklarıdır. Diş hastalıkları ile çok tehlikeli alanlara sızabilirler. Tükrük oksijen ihtiva eder ve oksijenin azalması hastalıklara davetiye çıkarır.
Ağız kuruluğu için bitkiler nasıl kullanılmalı: Ağız kuruluğunu önlemek için ağzınızı bol bol ıslatın ve özellikle sıvı tüketimini artırın. Bazı maddelerin kullanımını azaltın. Örneğin kafein, sigara ya da alkol Ağız kuruluğunun nedeni kullanmak zorunda olduğunuz bir ilaç ise bu ilacı eşdeğeri ile değiştirebilirsiniz. Bol miktarda narenciye tüketin. Portakal, mandalina ve limon tüketmeniz durumunda bu meyvelerde bulunan c vitamini sayesinde ağız kuruluğunuz giderilebilir. Havasız ortamlarda ve havası kuru ortamlarda da bulunmak ağız kuruluğuna neden olur. Şekersiz sakız çiğnemekte ağız kuruluğunu yok eder.
Ağız Kuruluğu: Ağız kuruluğu birçok insanda gözlenebilen bir rahatsızlıktır. Bu rahatsızlık tanım olarak diş hekimliği alanında kserostomia şeklinde isimlendirilir. Ağız kuruluğu nedenleri arasında ise Ağız kuruluğunun ana nedeni tükürük salgısı ile alakalıdır. Tükürük bezleri tükürük salgılama durumunu azaltır. Bunun neticesinde de ağızda kururluk oluşur. Ağız kuruluğunun diğer nedenlerine de şöyle kısaca bir değinirsek Ağız kuruluğunun birçok nedeni olabilir.
Bu nedenlerin başında ilaç kullanımından kaynaklı ağız kuruluğundan söz edilebilir. Dikkat ettiyseniz birçok ilaç yan etki olarak ağız kuruluğu yaratmaktadır. Tükrük salgısını oluşturan tükürük bezlerinin rahatsızlanması sonucu oluşan durumlar ağız kuruluğunun oluşmasına neden olur. İnsanlar yaşlandıkça vücutlarındaki su miktarı da azalır. Haliyle tükürük salgısı da azalır bu da otomatikman ağız kuruluğuna neden olur. Hastalıklardan bazıları özellikle sinir sistemi rahatsızlıkları insanlarda ağız kuruluğuna neden olmaktadır. Bu hastalıklardan başka şeker hastalığı, diabet, hormonal rahatsızlıklar, siyogren tarzı rahatsızlıklar da ağız kuruluğuna neden olabilmektedir.
Bazı hastalıkların tedavisinde ve araştırmasında kullanılan radyoterapi ve radyoloik yaklaşımlar tükrük bezlerinde bazı sorunlara neden olabilmektedir. Bunun sonucunda ağız kuruluğu oluşmaktadır. Bazı alışkanlıklarda ağız kuruluğuna neden olur. Örneğin alkol sigara ve kafein bunların başında gelir. Ağız Kuruluğu Sonuçları arasında Ağız Kuruluğu Sonuçları yukarıda saydığımız durumların neticesi olarak ağız kuruluğu olan kişilerde bazı aktivite eksikliği ve bazı anormal durumlar oluşabilir. Bunlara kısaca değinmek gerekirse yeme içme durumlarında özellikle kuru gıdaların tüketilmesinde ağız kuruluğu aktiviteyi zorlaştırır.
Ağız kuruluğu olan insanların dillerinde özellikle bir yanma hissi ya da sızlama hissi olur. Ağız kuruluğunun bir başka etkisi kişiyi sürekli sıvı tüketmek zorunda bırakmasıdır. Su azlığı ve su ihtiyacı neticesinde dudaklarda istenmeyen yaralar oluşur. Bu yaralar derin çatlaklar ve kuruluk şeklinde kendini gösterir. Ağız kuruluğu nedeniyle konuşurken zorlanırsınız ve sürekli yutkunma hissi duyarsınız ve konuşma esnasında rahat yutkunamadığınız için enteresan durumlar da görünürsünüz. Susuzluğun yol açtığı ağız kuruluğu tat almanızda sorun yaratır ve yediğiniz ya da içtiğiniz gıdalardan yeteri kadar lezzet alamazsınız. Yaşlılarda özellikle ağızlarında protez kullananlarda sorun teşkil eder. Tüm bunların neticesinde de kötü ağız kokusu oluşur.
Tükrük salgısının bilinmeyen diğer yönü ise mikroplara karşı vücudunuzu savunması ve ağız yoluyla giren mikroplara karşı savaşmasıdır. Bu nedenle mikroplar özellikle iyi yıkanmayan sebze ve meyveler ya da kaliteli olmayan etler ya da iyi pişmemiş olanlar da bulunan bakteriler tükrük salgısı nedeniyle ağızda inanılmaz bir savunma alanıyla karşılanır. Bu salgının azalması demek savunma sisteminin giriş kapısının açık olması ve mikropların daha rahat olarak kale kapısından içeri girmesi demektir. Tükrük salgısının azalmasıyla oluşan ana hastalıklar diş ve diş eti hastalıklarıdır. Diş hastalıkları ile çok tehlikeli alanlara sızabilirler. Tükrük oksijen ihtiva eder ve oksijenin azalması hastalıklara davetiye çıkarır.
Ağız kuruluğu için bitkiler nasıl kullanılmalı: Ağız kuruluğunu önlemek için ağzınızı bol bol ıslatın ve özellikle sıvı tüketimini artırın. Bazı maddelerin kullanımını azaltın. Örneğin kafein, sigara ya da alkol Ağız kuruluğunun nedeni kullanmak zorunda olduğunuz bir ilaç ise bu ilacı eşdeğeri ile değiştirebilirsiniz. Bol miktarda narenciye tüketin. Portakal, mandalina ve limon tüketmeniz durumunda bu meyvelerde bulunan c vitamini sayesinde ağız kuruluğunuz giderilebilir. Havasız ortamlarda ve havası kuru ortamlarda da bulunmak ağız kuruluğuna neden olur. Şekersiz sakız çiğnemekte ağız kuruluğunu yok eder.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)